İstanbul Tuzla’da, İçmeler Mahallesi sınırlarında, E-5 Karayolu ile sahil hattı arasında kalan ve geçmişte Piyade Okulu Komutanlığı’na ait olan yaklaşık 600 bin metrekarelik bir alandan bahsediyoruz.
Bugün tartışılan yer tam olarak burası.
Yıllarca askeri alan olarak kullanılan bu geniş arazi, son yıllarda yapılan plan değişiklikleriyle sivil kullanıma açıldı. Ancak bu açılım, sıradan bir imar süreci değil; mahkeme kararları, siyasi dönem değişimi, satışlar ve ruhsat süreçlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir dosyaya dönüştü.
Bu alanın hikâyesi 2018 yılında başlıyor. Tuzla Belediyesi’nin girişimiyle Milli Savunma Bakanlığı ile temas kuruluyor. 2019 ve 2021 yıllarında yapılan protokollerle askeri alanın bir kısmı belediye tasarrufuna geçiyor.
Bu noktada önemli bir detay var:
Bu süreç, Tuzla Belediyesi’nin AK Parti yönetimi ve Belediye Başkanı Şadi Yazıcı döneminde yürütülüyor.
Ardından plan süreci devreye giriyor.
2009 tarihli üst ölçek plan ve sonraki alt ölçek imar planları çerçevesinde bölge yapılaşmaya açılmaya çalışılıyor. Ancak bu planlar, yoğunluk artışı, belirsiz kullanım kararları ve kamu donatılarının yetersizliği gibi nedenlerle yargıya taşınıyor.
2021 yılında açılan dava, sürecin kırılma noktası oluyor.
İstanbul 3. İdare Mahkemesi 2021/1459 esas sayılı dosyada planları inceliyor ve açıkça şunu söylüyor:
Planlar şehircilik ilkelerine uygun değil.
Üst ölçek planla uyumsuz.
Fonksiyonlar belirsiz.
Yoğunluk artışı kontrolsüz.
Kamuya ait spor alanları korunmamış.
Mahkeme yürütmeyi durduruyor.
Yani planın hukuki zemini sarsılıyor.
Normal şartlarda burada sürecin durması gerekir.
Ama Tuzla İçmeler’de süreç durmuyor.
Mahkeme kararının ardından 2022 yılında yeni plan hazırlanıyor. Bu planla birlikte alanın büyük bölümü “gelişme konut alanı” olarak yeniden düzenleniyor. Yani askeri alanın önemli kısmı fiilen imara açılıyor.
Alanın mülkiyet yapısı da oldukça çarpıcı:
- Yaklaşık 600 bin m² alanın %70–75’i (450–470 bin m²) Hazine’ye ait
- %10–15’i (40–45 bin m²) Tuzla Belediyesi’ne ait
- Kalan kısmı küçük ve parçalı özel mülkiyetlerden oluşuyor
Yani büyük ölçüde kamuya ait bir alandan söz ediyoruz.
Ve bu alanın en kritik parçalarından biri olan 27.314 m² büyüklüğündeki 4802 parsel üzerinden süreç hızlanıyor.
İşte kırılma noktası tam burada:

17 Mayıs 2022
AK Parti yönetimindeki Tuzla Belediyesi ve Başkan Şadi Yazıcı döneminde, bu parsel ihale ile 4 Denge İnşaat’a satılıyor.
25 Mayıs 2023
İhaleyi alan 4 Denge İnşaat, Bais İş Mak. Müh. A.Ş. ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalıyor.
27 Mart 2024
Yine aynı yönetim döneminde, Tuzla Belediyesi tarafından yapı ruhsatı veriliyor.
Ve sadece üç gün sonra:
30 Mart 2024 Yerel Seçimleri
Tuzla’da seçim sonucu değişiyor.
Belediye yönetimi CHP’ye geçiyor, Başkan Eren Ali Bingöl göreve geliyor.
Sonrasında ise süreç tersine dönüyor:
1 Temmuz 2024
Yeni yönetim döneminde, mahkeme kararları ve Çevre Bakanlığı yazıları gerekçe gösterilerek yapı ruhsatı iptal ediliyor.
Bugün Tuzla İçmeler’de karşımızda duran tablo sadece bir imar meselesi değil.
Bu tablo, siyasi dönemlere bölünmüş bir süreçtir:
- Plan, protokol, satış ve ruhsat → AK Parti / Şadi Yazıcı dönemi
- Ruhsat iptali → CHP / Eren Ali Bingöl dönemi
Ama mesele sadece siyasi değil.
Asıl mesele şu:
Mahkemenin sorunlu bulduğu bir planın ardından, bu kadar kritik bir kamu alanında neden satış yapıldı?
Bu risk ortadayken neden yatırım süreci başlatıldı?
Ve neden bu süreç birkaç ay içinde geri sarıldı?
Çünkü ortada basit bir işlem yok:
17.05.2022 – Satış
25.05.2023 – Sözleşme
27.03.2024 – Ruhsat
30.03.2024 – Seçim değişimi
01.07.2024 – Ruhsat iptali
Bu kadar kısa sürede alınan ve geri alınan kararlar, planlamadan çok bir kriz yönetimini işaret eder.
Ve en açık gerçek şudur:
Sorun sonuçta değil, sürecin başındadır.
Şu an itibarı ile bu parseldeki alan hâlâ olduğu gibi yerinde duruyor.
Peki neler oluyor?
Bir sonraki yazımızda tüm detayları ile ele alacağız. Takipte kalmayı unutmayın.
Allah’a emanet olun, kalın sağlıcakla.


