Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Ersoy Hastanesi
Ömer ŞAHİN
Köşe Yazarı
Ömer ŞAHİN
 

Devlet Geleneği Siyasi Krize mi Dönüştü?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan ayının ilk cuma namazını Ataşehir Örnek Mahallesi Merkez Camii’nde kılması, yalnızca dini bir program olarak kalmadı; aynı zamanda siyasi tartışmaların da fitilini ateşledi. Namaz programında Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve Tarım ve Orman Bakanı’nın da yer alması dikkat çekerken, kamuoyunda en çok konuşulan isim CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel oldu. Adıgüzel’in Cumhurbaşkanı’nı karşılaması ve namaz programında bulunması, bazı muhalif çevreler tarafından “fazla yakınlık” şeklinde yorumlandı. Sosyal medyada “parti çizgisine aykırı davranış” eleştirileri gündem oldu. Devlet Geleneği ve Protokol Gerçeği Ancak gözden kaçırılan önemli bir nokta var: Bir belediye başkanının görevi yalnızca partisinin seçmenine mesaj vermek değildir. İlçesine gelen Cumhurbaşkanı’nı karşılamak ve resmi programda yer almak, protokolün en temel gereğidir. Devlet geleneği, kişisel siyasi tercihlerden bağımsızdır. Cumhurbaşkanı bir ilçeyi ziyaret ettiğinde belediye başkanının orada bulunması siyasi tercih değil, kurumsal sorumluluktur. Üstelik söz konusu ziyaret, bir caminin yeniden inşası ve toplumsal bir buluşma niteliği taşıyorsa, yerel yöneticinin katılımı daha da anlam kazanır. Bu tür organizasyonlarda belediye başkanını eleştirmek, siyaseti gereksiz şekilde kutsal mekânlara taşımak anlamına gelir. “Aynı Karede Görünmek” Tartışması Eleştirilerin temelinde CHP’nin muhalefet kimliği yer alıyor. Bazı çevreler için Cumhurbaşkanı ile aynı karede görünmek siyasi bir mesaj olarak değerlendirildi. Ancak bu yaklaşım, yerel yönetimlerin asli görevini göz ardı ediyor. Belediye başkanları yalnızca parti temsilcisi değil, aynı zamanda devletin yereldeki yüzüdür. İlçesinde gerçekleşen önemli bir devlet programında bulunmaması, asıl o zaman eleştiri konusu olabilirdi. Siyaset mi, Kurumsal Sorumluluk mu? Onursal Adıgüzel’in yaptığı, iktidara yakınlaşmak değil; devlete saygı göstermek olarak okunmalı. Namazda saf tutmak bir siyasi ittifak göstergesi değil, toplumsal birlikteliğin doğal sonucudur. Bu tür anlarda belediye başkanını eleştirmek, siyaseti protokolün önüne koyan dar bir bakış açısını yansıtır. Ataşehir Belediye Başkanı’nın programda yer alması ne CHP’den kopuş ne de iktidara biat anlamı taşır. Bu durum, devlet geleneğinin ve yerel yönetim sorumluluğunun yerine getirilmesidir. Siyasi reflekslerle yapılan eleştiriler ise, siyaseti her alana taşıma eğiliminin bir yansıması olarak kalacaktır.
Ekleme Tarihi: 23 Şubat 2026 -Pazartesi

Devlet Geleneği Siyasi Krize mi Dönüştü?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan ayının ilk cuma namazını Ataşehir Örnek Mahallesi Merkez Camii’nde kılması, yalnızca dini bir program olarak kalmadı; aynı zamanda siyasi tartışmaların da fitilini ateşledi.

Namaz programında Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve Tarım ve Orman Bakanı’nın da yer alması dikkat çekerken, kamuoyunda en çok konuşulan isim CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel oldu.

Adıgüzel’in Cumhurbaşkanı’nı karşılaması ve namaz programında bulunması, bazı muhalif çevreler tarafından “fazla yakınlık” şeklinde yorumlandı. Sosyal medyada “parti çizgisine aykırı davranış” eleştirileri gündem oldu.

Devlet Geleneği ve Protokol Gerçeği

Ancak gözden kaçırılan önemli bir nokta var:

Bir belediye başkanının görevi yalnızca partisinin seçmenine mesaj vermek değildir. İlçesine gelen Cumhurbaşkanı’nı karşılamak ve resmi programda yer almak, protokolün en temel gereğidir.

Devlet geleneği, kişisel siyasi tercihlerden bağımsızdır.

Cumhurbaşkanı bir ilçeyi ziyaret ettiğinde belediye başkanının orada bulunması siyasi tercih değil, kurumsal sorumluluktur.

Üstelik söz konusu ziyaret, bir caminin yeniden inşası ve toplumsal bir buluşma niteliği taşıyorsa, yerel yöneticinin katılımı daha da anlam kazanır. Bu tür organizasyonlarda belediye başkanını eleştirmek, siyaseti gereksiz şekilde kutsal mekânlara taşımak anlamına gelir.

“Aynı Karede Görünmek” Tartışması

Eleştirilerin temelinde CHP’nin muhalefet kimliği yer alıyor.

Bazı çevreler için Cumhurbaşkanı ile aynı karede görünmek siyasi bir mesaj olarak değerlendirildi.

Ancak bu yaklaşım, yerel yönetimlerin asli görevini göz ardı ediyor. Belediye başkanları yalnızca parti temsilcisi değil, aynı zamanda devletin yereldeki yüzüdür. İlçesinde gerçekleşen önemli bir devlet programında bulunmaması, asıl o zaman eleştiri konusu olabilirdi.

Siyaset mi, Kurumsal Sorumluluk mu?

Onursal Adıgüzel’in yaptığı, iktidara yakınlaşmak değil; devlete saygı göstermek olarak okunmalı.

Namazda saf tutmak bir siyasi ittifak göstergesi değil, toplumsal birlikteliğin doğal sonucudur.

Bu tür anlarda belediye başkanını eleştirmek, siyaseti protokolün önüne koyan dar bir bakış açısını yansıtır.

Ataşehir Belediye Başkanı’nın programda yer alması ne CHP’den kopuş ne de iktidara biat anlamı taşır.

Bu durum, devlet geleneğinin ve yerel yönetim sorumluluğunun yerine getirilmesidir.

Siyasi reflekslerle yapılan eleştiriler ise, siyaseti her alana taşıma eğiliminin bir yansıması olarak kalacaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve oncememleket.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.