Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Ersoy Hastanesi

AK Partili eski vekil Metin Külünk'ten dikkat çeken çıkış: Erdoğan'ın arkasına saklanıyorlar!

Genel (ÖM) - Önce Memleket Gazetesi | 09.10.2026 - 17:22, Güncelleme: 09.10.2026 - 17:22 510 kez okundu.
 

AK Partili eski vekil Metin Külünk'ten dikkat çeken çıkış: Erdoğan'ın arkasına saklanıyorlar!

AK Parti eski milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada siyaset, kamu yönetimi, sivil toplum ve iş dünyasını kapsayan ağır iddialar gündeme getirdi. Yaklaşık 5 bin kişinin adının geçtiğini öne süren Külünk, Diyanet İşleri Başkanlığı’na da doğrudan seslenerek kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
Külünk’ten 5 bin kişi iddiası: Diyanet’e açık çağrı AK Parti eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, 9 Ekim Cuma günü sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamayla kamuoyunda tartışma yaratabilecek iddialar ortaya attı. Siyaset, kamu yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasındaki bazı kişileri hedef alan Külünk, yaklaşık 5 bin kişinin milletin hak ve hukukunu ihlal ettiğini ileri sürdü. Açıklamasında söz konusu yapıyı “silahsız 15 Temmuz” ve “finansal 15 Temmuz” ifadeleriyle tanımlayan Külünk, iddiaların araştırılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu. “Erdoğan’ın arkasına saklanarak korunacaklarını sanıyorlar” Külünk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplumdaki desteğinin bazı kişiler tarafından kendilerini korumak amacıyla kullanıldığını iddia etti. Söz konusu kişilerin siyasi güç ve nüfuzdan yararlandığını öne süren eski milletvekili, iddiaların üzerinin örtülmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti. Diyanet İşleri Başkanlığı’na sert sorular Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik çağrı oldu. Külünk, Diyanet’in adının bazı fon iddialarıyla birlikte anılmasının açıklığa kavuşturulmasını isteyerek şu soruyu yöneltti: “Diyanet’i bu kirli sistemin içine hangi akıl, hangi güç soktu?” Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kamuoyunu açık ve net biçimde bilgilendirmesi gerektiğini belirten Külünk, iddiaların dayanağının, sürecin nasıl geliştiğinin ve sorumluların kim olduğunun açıklanmasını talep etti. Külünk, kurumun toplum nezdindeki güveninin istismar edildiğini savunarak Diyanet'in adının iddialarla ilişkilendirilmesinden sorumlu olduğunu düşündüğü mekanizmaların ortaya çıkarılmasını istedi. “Bu milletin evlatları dinle arasına mesafe koyuyor” Külünk, iddialara konu olan kişilerin yalnızca ekonomik değil, toplumsal açıdan da zarar verdiğini savundu. Bazı kişilerin eylemleri nedeniyle vatandaşların camiye, dine ve başörtüsüne karşı mesafe geliştirdiğini öne süren Külünk, özellikle muhafazakâr kesimin bu iddialarla yüzleşmesi gerektiğini ifade etti. Külünk, muhafazakâr toplumun kendi içindeki sorunları çözememesi durumunda bunun bedelinin toplumun geneline yansıyacağını ileri sürdü. Fon soruşturmasında 187,6 milyar liralık kazanç açıklaması Külünk'ün açıklaması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasının gündemde olduğu bir döneme denk geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, üç ayrı fonda 141 gerçek ve 73 tüzel kişi olmak üzere toplam 214 kişinin 187 milyar 653 milyon lira kazanç sağladığının tespit edildiğini bildirdi. Gürlek, haksız kazançların iadesi için TMSF'nin harekete geçtiğini açıkladı. Ancak Bakanlığın açıkladığı 214 kişi ile Külünk'ün paylaşımında sözünü ettiği yaklaşık 5 bin kişinin aynı kapsamda olup olmadığı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Türkiye Diyanet Vakfı iddiaları reddetti Öte yandan Türkiye Diyanet Vakfı, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada gündemdeki fon iddialarına yanıt verdi. Vakıf, adı geçen portföy yönetim şirketlerinde ve tasfiye kararı alınan ilgili fonlarda herhangi bir mali kaynağının bulunmadığını bildirdi. Kaynaklarının değer kaybettiği veya faizli finansal ürünlerde değerlendirildiği yönündeki iddiaları da reddetti. Türkiye Diyanet Vakfı'nın açıklaması, Külünk'ün doğrudan Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelttiği soruların tamamına verilmiş bir yanıt niteliği taşımıyor. “Bu meselenin üzeri örtülemez” Külünk, açıklamasının sonunda soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin adalet önünde hesap vermesi gerektiğini belirterek konunun takipçisi olunacağı mesajını verdi. Eski milletvekilinin açıklamasında dile getirdiği yaklaşık 5 bin kişiye ilişkin iddialar, henüz kamuoyuna açıklanmış bağımsız bir delil listesiyle doğrulanmış değil. Külünk'ün paylaşımı, özellikle fon soruşturmasının siyasi ve kurumsal bağlantılarının açıklığa kavuşturulması yönündeki talepleri yeniden gündeme taşıdı.
AK Parti eski milletvekili Metin Külünk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada siyaset, kamu yönetimi, sivil toplum ve iş dünyasını kapsayan ağır iddialar gündeme getirdi. Yaklaşık 5 bin kişinin adının geçtiğini öne süren Külünk, Diyanet İşleri Başkanlığı’na da doğrudan seslenerek kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.

Külünk’ten 5 bin kişi iddiası: Diyanet’e açık çağrı

AK Parti eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk, 9 Ekim Cuma günü sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamayla kamuoyunda tartışma yaratabilecek iddialar ortaya attı. Siyaset, kamu yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasındaki bazı kişileri hedef alan Külünk, yaklaşık 5 bin kişinin milletin hak ve hukukunu ihlal ettiğini ileri sürdü.

Açıklamasında söz konusu yapıyı “silahsız 15 Temmuz” ve “finansal 15 Temmuz” ifadeleriyle tanımlayan Külünk, iddiaların araştırılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu.

“Erdoğan’ın arkasına saklanarak korunacaklarını sanıyorlar”

Külünk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplumdaki desteğinin bazı kişiler tarafından kendilerini korumak amacıyla kullanıldığını iddia etti.

Söz konusu kişilerin siyasi güç ve nüfuzdan yararlandığını öne süren eski milletvekili, iddiaların üzerinin örtülmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na sert sorular

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik çağrı oldu.

Külünk, Diyanet’in adının bazı fon iddialarıyla birlikte anılmasının açıklığa kavuşturulmasını isteyerek şu soruyu yöneltti:

“Diyanet’i bu kirli sistemin içine hangi akıl, hangi güç soktu?”

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kamuoyunu açık ve net biçimde bilgilendirmesi gerektiğini belirten Külünk, iddiaların dayanağının, sürecin nasıl geliştiğinin ve sorumluların kim olduğunun açıklanmasını talep etti.

Külünk, kurumun toplum nezdindeki güveninin istismar edildiğini savunarak Diyanet'in adının iddialarla ilişkilendirilmesinden sorumlu olduğunu düşündüğü mekanizmaların ortaya çıkarılmasını istedi.

“Bu milletin evlatları dinle arasına mesafe koyuyor”

Külünk, iddialara konu olan kişilerin yalnızca ekonomik değil, toplumsal açıdan da zarar verdiğini savundu.

Bazı kişilerin eylemleri nedeniyle vatandaşların camiye, dine ve başörtüsüne karşı mesafe geliştirdiğini öne süren Külünk, özellikle muhafazakâr kesimin bu iddialarla yüzleşmesi gerektiğini ifade etti.

Külünk, muhafazakâr toplumun kendi içindeki sorunları çözememesi durumunda bunun bedelinin toplumun geneline yansıyacağını ileri sürdü.

Fon soruşturmasında 187,6 milyar liralık kazanç açıklaması

Külünk'ün açıklaması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasının gündemde olduğu bir döneme denk geldi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada, üç ayrı fonda 141 gerçek ve 73 tüzel kişi olmak üzere toplam 214 kişinin 187 milyar 653 milyon lira kazanç sağladığının tespit edildiğini bildirdi. Gürlek, haksız kazançların iadesi için TMSF'nin harekete geçtiğini açıkladı.

Ancak Bakanlığın açıkladığı 214 kişi ile Külünk'ün paylaşımında sözünü ettiği yaklaşık 5 bin kişinin aynı kapsamda olup olmadığı henüz açıklığa kavuşmuş değil.

Türkiye Diyanet Vakfı iddiaları reddetti

Öte yandan Türkiye Diyanet Vakfı, 9 Ekim'de yaptığı açıklamada gündemdeki fon iddialarına yanıt verdi.

Vakıf, adı geçen portföy yönetim şirketlerinde ve tasfiye kararı alınan ilgili fonlarda herhangi bir mali kaynağının bulunmadığını bildirdi. Kaynaklarının değer kaybettiği veya faizli finansal ürünlerde değerlendirildiği yönündeki iddiaları da reddetti.

Türkiye Diyanet Vakfı'nın açıklaması, Külünk'ün doğrudan Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelttiği soruların tamamına verilmiş bir yanıt niteliği taşımıyor.

“Bu meselenin üzeri örtülemez”

Külünk, açıklamasının sonunda soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin adalet önünde hesap vermesi gerektiğini belirterek konunun takipçisi olunacağı mesajını verdi.

Eski milletvekilinin açıklamasında dile getirdiği yaklaşık 5 bin kişiye ilişkin iddialar, henüz kamuoyuna açıklanmış bağımsız bir delil listesiyle doğrulanmış değil. Külünk'ün paylaşımı, özellikle fon soruşturmasının siyasi ve kurumsal bağlantılarının açıklığa kavuşturulması yönündeki talepleri yeniden gündeme taşıdı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.