Suudi Arabistan’dan Kızıldeniz Hamlesi: Türkiye Dahil 50 Ülkeye Koalisyon Daveti
Suudi Arabistan’dan Kızıldeniz Hamlesi: Türkiye Dahil 50 Ülkeye Koalisyon Daveti
Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi gemileri ve petrol tesislerine yönelik saldırılarının ardından Riyad yönetiminin, Kızıldeniz’de deniz güvenliğini sağlamak amacıyla geniş katılımlı uluslararası bir koalisyon kurmaya hazırlandığı öne sürüldü. Mısır, Sudan, Cibuti ve Somali’nin katılmayı kabul ettiği girişime Türkiye’nin yanı sıra ABD, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 ülkenin davet edildiği bildirildi.
Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de ticari gemilere ve Suudi Arabistan bağlantılı hedeflere yönelik saldırılarını artırması, bölgedeki güvenlik dengelerini yeniden hareketlendirdi. Suudi Arabistan’ın stratejik deniz yollarını korumak ve Babülmendep Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğini güçlendirmek amacıyla geniş katılımlı uluslararası bir koalisyon oluşturmak için girişim başlattığı bildirildi.
ABD merkezli haber sitesi Al-Monitor’un diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre Riyad yönetimi, aralarında Türkiye ve ABD’nin de bulunduğu yaklaşık 50 ülkeye koalisyona katılmaları için davet gönderdi. Girişimin, Kızıldeniz’deki gemi trafiğini Husi saldırılarına karşı korumayı ve bölgedeki kritik enerji ve ticaret güzergâhlarının kesintiye uğramasını önlemeyi amaçladığı belirtildi.
Haberde, Kızıldeniz’e kıyısı bulunan Mısır ve Sudan’ın yanı sıra Cibuti ile Somali’nin de girişime katılmayı kabul ettiği aktarıldı. Türkiye, ABD, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Pakistan ve Bangladeş’in de davet gönderilen ülkeler arasında bulunduğu kaydedildi.
Koalisyonun merkezinin Riyad’da bulunacağı ve Suudi Arabistan’ın komutasında faaliyet göstermesinin planlandığı ileri sürüldü. Ancak girişimin yapısı, görev kapsamı, askerî unsurları ve katılımcı ülkelerin üstleneceği sorumluluklar konusunda görüşmelerin henüz tamamlanmadığı bildirildi. Suudi Arabistan tarafından koalisyonun ayrıntılarına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.
Gözler ABD’nin vereceği kararda
Al-Monitor’un haberinde, koalisyonun etkili biçimde faaliyete geçebilmesi açısından ABD’nin sağlayacağı desteğin kritik önem taşıdığı ifade edildi. Washington yönetiminin girişime katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar vermediği öne sürüldü.
İran ile yaşanan gerilimin tırmanması nedeniyle ABD’nin Husilere karşı doğrudan yeni bir askerî operasyona dahil olma konusunda temkinli davranabileceği değerlendiriliyor. Fransa, Almanya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinin ise ABD’nin tutumuna göre koalisyona katılmayı değerlendirdiği kaydedildi.
Reuters da konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Suudi Arabistan’ın Husi saldırılarına karşı Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını koruyacak uluslararası bir yapı oluşturmak için çok sayıda ülkeyle görüşmeler yürüttüğünü bildirdi. Ancak koalisyonun kesin bileşiminin henüz belirlenmediği vurgulandı. Al-Monitor, Reuters
Husiler Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan etti
Bölgedeki gerilim, Husilerin silahlı kanat sözcüsü Yahya Seri’nin 20 Temmuz’da yaptığı açıklamayla yeni bir boyuta taşındı. Seri, Yemen’e uygulandığını ileri sürdükleri ablukanın karşılığı olarak Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası başlattıklarını duyurdu. Riyad yönetimi ise Yemen’e abluka uygulandığı yönündeki suçlamaları reddetti.
Husiler, ilan edilen deniz ablukasının ardından Kızıldeniz’de seyreden Suudi Arabistan bağlantılı gemileri hedef almaya başladı. Örgüt, 23 Temmuz’da Suudi petrolü taşıyan iki tankere saldırı düzenlediğini açıkladı. Saldırılardan sonra Kızıldeniz ve Babülmendep güzergâhını kullanan bazı gemilerin rotalarını değiştirdiği bildirildi.
Husiler daha sonra Cizan ve Yanbu kentlerindeki Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Aramco’ya ait tesisleri hedef aldıklarını duyurdu. Örgüt, 27 Temmuz’da ülkenin doğusundaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı’na saldırı düzenlediğini ileri sürdü.
Bir gün sonra ise Suudi Arabistan’a ait “NCC GHAZAL” isimli petrol tankerinin balistik füzelerle hedef alındığı açıklandı. Yahya Seri, geminin ilan edilen deniz yasağını ihlal ettiğini savunarak saldırının birden fazla balistik füzeyle gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Küresel ticaret ve enerji hatları risk altında
Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı, dünya ticareti ve enerji taşımacılığının en önemli geçiş noktaları arasında bulunuyor. Bölgedeki saldırıların devam etmesi hâlinde gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu güzergâhına yönelmesi, yolculuk süreleriyle navlun ve sigorta maliyetlerinin artması bekleniyor.
Suudi Arabistan’ın koalisyon girişimi, yalnızca Husilere karşı askerî bir tedbir olarak değil, küresel enerji arzının ve uluslararası ticaret yollarının korunmasına yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin davete nasıl yanıt vereceği ve girişime askerî ya da diplomatik düzeyde katılıp katılmayacağı ise henüz bilinmiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


