Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Ersoy Hastanesi

Parti baskısına değil, milletin iradesine boyun eğdi

Genel (ÖM) - Önce Memleket Gazetesi | 20.08.2026 - 19:13, Güncelleme: 20.08.2026 - 19:13 568 kez okundu.
 

Parti baskısına değil, milletin iradesine boyun eğdi

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, CHP'den ayrılarak AK Parti'ye katılmasının makam veya siyasi gelecek hesabından kaynaklanmadığını belirterek, “Millet neredeyse ben oradayım, devlet neredeyse ben oradayım. Benim tek derdim Tuzla'ya ve milletimize hizmet etmektir” mesajını verdi.
Ben CHP’nin adayı olarak Tuzla halkının oylarıyla belediye başkanı seçildim. Seçimde yalnızca CHP seçmeninden değil; farklı siyasi partilere mensup, farklı dünya görüşlerine sahip çok sayıda vatandaşımızdan da oy aldım. Bana oy veren veya vermeyen bütün Tuzlalıların belediye başkanıyım. Göreve geldiğim ilk günden itibaren hiçbir vatandaşımızı siyasi görüşüne, partisine veya yaşam biçimine göre ayırmadım. Bundan sonra da ayırmayacağım. BENİM İTİRAZIM CHP’Lİ VATANDAŞLARIMIZA DEĞİLDİR CHP’ye  ve farklı diğer partilere gönül vermiş; devletini, milletini ve ülkesini seven vatandaşlarımızın temiz duygularına sonuna kadar saygı duyuyorum. Onların Tuzla’ya hizmet edilmesi yönündeki beklentilerini karşılamak benim görevimdir. Benim mücadelem CHP’ye ve farklı görüşteki partilere oy veren sade vatandaşlarımızla değildir. Benim karşı çıktığım; vatandaşlarımızın temiz duygularını kendi siyasi geleceği, kişisel menfaati veya rant hesabı için kullanmaya çalışan anlayıştır. CHP ive farklı partiler çerisindeki vatandaşlarımızın isteklerini yerine getirmeyi de arzuluyorum. Çünkü belediyecilik, yalnızca belirli bir partiye veya gruba değil, bütün halka hizmet etme görevidir. BELEDİYEDE BENDEN NELER İSTENDİĞİNİ BEN BİLİYORUM CHP içerisinde ve farklı partilerde hiçbir şeyden haberi olmayan, yaşanan gerçekleri göremeyen masum vatandaşlarımız adına konuştuğunu ve onların önderliğini yaptığını söyleyen bazı kişiler bulunuyor. Bu kişilerin belediyede benden neler yapmamı istediğini, karşıma hangi taleplerle çıktığını ve bana hangi söylemlerle baskı kurmaya çalıştığını en iyi ben biliyorum. Devletin, milletin ve Tuzla halkının aleyhine sonuç doğuracağını düşündüğüm hiçbir talebe boyun eğmedim. Belediyeyi hiç kimsenin şahsi çıkarına, siyasi hesabına veya rant düzenine teslim etmedim. Bundan sonra da teslim etmeyeceğim. PARTİ İÇERİSİNDE MÜCADELE ETTİM CHP’nin adayı olarak seçildikten sonra karşılaştığım sorunlardan kaçmadım. Parti içerisinde kalarak yanlış olduğunu düşündüğüm uygulamalara karşı mücadele ettim. Devletin ve milletin menfaatlerine zarar verebilecek hiçbir girişimin parçası olmadım. Parti talimatları ile Tuzla halkının menfaatlerinin karşı karşıya geldiği her durumda tercihim Tuzla’dan yana oldu. Çünkü belediye başkanlığı, bir siyasi grubun taleplerini yerine getirme makamı değil; halka ve kamuya hizmet etme görevidir. MİLLET NEREDEYSE BEN ORADAYIM Benim derdim makam, koltuk veya siyasi gelecek değildir. Herhangi bir kişisel beklentinin peşinde değilim. Benim tek derdim Tuzla’ya, milletimize ve devletimize hizmet etmektir. Millet neredeyse ben oradayım. Devlet neredeyse ben oradayım. Devletin ve milletin menfaatleri söz konusu olduğunda hiçbir siyasi hesabı, kişisel beklentiyi veya baskıyı kabul etmem. Kim olursa olsun; devletin ve milletin karşısında duran, halkın temiz duygularını şahsi çıkarı ve rantı için kullanan hiç kimseye hizmet etmem. Benim mücadelem bir partinin seçmeniyle değil, milleti kendi çıkarlarına alet eden anlayışladır. DEVLETLE KAVGA DEĞİL, TUZLA’YA HİZMET Tuzla’nın siyasi çekişmeler nedeniyle zaman kaybetmesini istemiyorum. Devlet kurumlarıyla kavga ederek değil, iş birliği yaparak ilçemizin sorunlarını çözmek istiyorum. Tuzla’nın konut, kentsel dönüşüm, ulaşım, altyapı ve sosyal hizmet meselelerinin çözülebilmesi için merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğine inanıyorum. Siyaset hizmetin önüne geçtiğinde, milletin ihtiyaçları parti içi hesaplara kurban edildiğinde bir tercih yapmak zorunda kaldım. Devletin karşısında konumlanan bir anlayış içerisinde kalmak yerine, devletin yanında durarak milletimize daha güçlü hizmet edebileceğim yolu seçtim. Bu nedenle CHP’den istifa ederek, devlet ve millet için hizmet ürettiğine inandığım AK Parti çatısı altında yoluma devam etme kararı aldım. BU BİR MAKAM DEĞİL, SORUMLULUK KARARIDIR AK Parti’ye katılma kararım bir makam, koltuk veya siyasi ikbal kararı değildir. Bu karar, Tuzla halkına karşı taşıdığım sorumluluğun sonucudur. Ben birilerine karşı mücadele etmek için değil, Tuzla’nın sorunlarını çözmek için buradayım. Devletin imkânlarıyla yerel yönetimin gücünü bir araya getirerek ilçemize daha fazla yatırım ve hizmet kazandırmayı hedefliyorum. ROZETİM DEĞİŞTİ, TUZLA’YA KARŞI SORUMLULUĞUM DEĞİŞMEDİ Bugün taşıdığım siyasi rozet değişmiş olabilir; ancak Tuzla halkına karşı sorumluluğum değişmemiştir. Bana oy veren veya vermeyen herkesin belediye başkanı olmaya devam edeceğim. CHP’ye ve farklı partilere gönül vermiş vatandaşlarımız da şunu bilmelidir: Sizin temiz iradenizle, emeğinizle ve hizmet beklentinizle hiçbir sorunum yoktur. Talepleriniz ve Tuzla’ya ilişkin beklentileriniz benim için değerlidir. Benim karşı çıktığım; vatandaşların oylarını, umutlarını ve temiz duygularını şahsi menfaatleriyle rant hesapları için kullanmaya çalışanlardır. Ben yalnızca bir partinin değil, bütün Tuzla’nın belediye başkanıyım. Devletimin yanında, milletimin hizmetinde ve Tuzla’nın geleceği için çalışmaya devam edeceğim.  
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, CHP'den ayrılarak AK Parti'ye katılmasının makam veya siyasi gelecek hesabından kaynaklanmadığını belirterek, “Millet neredeyse ben oradayım, devlet neredeyse ben oradayım. Benim tek derdim Tuzla'ya ve milletimize hizmet etmektir” mesajını verdi.

Ben CHP’nin adayı olarak Tuzla halkının oylarıyla belediye başkanı seçildim. Seçimde yalnızca CHP seçmeninden değil; farklı siyasi partilere mensup, farklı dünya görüşlerine sahip çok sayıda vatandaşımızdan da oy aldım.

Bana oy veren veya vermeyen bütün Tuzlalıların belediye başkanıyım. Göreve geldiğim ilk günden itibaren hiçbir vatandaşımızı siyasi görüşüne, partisine veya yaşam biçimine göre ayırmadım. Bundan sonra da ayırmayacağım.

BENİM İTİRAZIM CHP’Lİ VATANDAŞLARIMIZA DEĞİLDİR

CHP’ye  ve farklı diğer partilere gönül vermiş; devletini, milletini ve ülkesini seven vatandaşlarımızın temiz duygularına sonuna kadar saygı duyuyorum. Onların Tuzla’ya hizmet edilmesi yönündeki beklentilerini karşılamak benim görevimdir.

Benim mücadelem CHP’ye ve farklı görüşteki partilere oy veren sade vatandaşlarımızla değildir. Benim karşı çıktığım; vatandaşlarımızın temiz duygularını kendi siyasi geleceği, kişisel menfaati veya rant hesabı için kullanmaya çalışan anlayıştır.

CHP ive farklı partiler çerisindeki vatandaşlarımızın isteklerini yerine getirmeyi de arzuluyorum. Çünkü belediyecilik, yalnızca belirli bir partiye veya gruba değil, bütün halka hizmet etme görevidir.

BELEDİYEDE BENDEN NELER İSTENDİĞİNİ BEN BİLİYORUM

CHP içerisinde ve farklı partilerde hiçbir şeyden haberi olmayan, yaşanan gerçekleri göremeyen masum vatandaşlarımız adına konuştuğunu ve onların önderliğini yaptığını söyleyen bazı kişiler bulunuyor.

Bu kişilerin belediyede benden neler yapmamı istediğini, karşıma hangi taleplerle çıktığını ve bana hangi söylemlerle baskı kurmaya çalıştığını en iyi ben biliyorum.

Devletin, milletin ve Tuzla halkının aleyhine sonuç doğuracağını düşündüğüm hiçbir talebe boyun eğmedim. Belediyeyi hiç kimsenin şahsi çıkarına, siyasi hesabına veya rant düzenine teslim etmedim. Bundan sonra da teslim etmeyeceğim.

PARTİ İÇERİSİNDE MÜCADELE ETTİM

CHP’nin adayı olarak seçildikten sonra karşılaştığım sorunlardan kaçmadım. Parti içerisinde kalarak yanlış olduğunu düşündüğüm uygulamalara karşı mücadele ettim. Devletin ve milletin menfaatlerine zarar verebilecek hiçbir girişimin parçası olmadım.

Parti talimatları ile Tuzla halkının menfaatlerinin karşı karşıya geldiği her durumda tercihim Tuzla’dan yana oldu. Çünkü belediye başkanlığı, bir siyasi grubun taleplerini yerine getirme makamı değil; halka ve kamuya hizmet etme görevidir.

MİLLET NEREDEYSE BEN ORADAYIM

Benim derdim makam, koltuk veya siyasi gelecek değildir. Herhangi bir kişisel beklentinin peşinde değilim. Benim tek derdim Tuzla’ya, milletimize ve devletimize hizmet etmektir.

Millet neredeyse ben oradayım. Devlet neredeyse ben oradayım. Devletin ve milletin menfaatleri söz konusu olduğunda hiçbir siyasi hesabı, kişisel beklentiyi veya baskıyı kabul etmem.

Kim olursa olsun; devletin ve milletin karşısında duran, halkın temiz duygularını şahsi çıkarı ve rantı için kullanan hiç kimseye hizmet etmem. Benim mücadelem bir partinin seçmeniyle değil, milleti kendi çıkarlarına alet eden anlayışladır.

DEVLETLE KAVGA DEĞİL, TUZLA’YA HİZMET

Tuzla’nın siyasi çekişmeler nedeniyle zaman kaybetmesini istemiyorum. Devlet kurumlarıyla kavga ederek değil, iş birliği yaparak ilçemizin sorunlarını çözmek istiyorum.

Tuzla’nın konut, kentsel dönüşüm, ulaşım, altyapı ve sosyal hizmet meselelerinin çözülebilmesi için merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında güçlü bir iş birliği kurulması gerektiğine inanıyorum.

Siyaset hizmetin önüne geçtiğinde, milletin ihtiyaçları parti içi hesaplara kurban edildiğinde bir tercih yapmak zorunda kaldım. Devletin karşısında konumlanan bir anlayış içerisinde kalmak yerine, devletin yanında durarak milletimize daha güçlü hizmet edebileceğim yolu seçtim.

Bu nedenle CHP’den istifa ederek, devlet ve millet için hizmet ürettiğine inandığım AK Parti çatısı altında yoluma devam etme kararı aldım.

BU BİR MAKAM DEĞİL, SORUMLULUK KARARIDIR

AK Parti’ye katılma kararım bir makam, koltuk veya siyasi ikbal kararı değildir. Bu karar, Tuzla halkına karşı taşıdığım sorumluluğun sonucudur.

Ben birilerine karşı mücadele etmek için değil, Tuzla’nın sorunlarını çözmek için buradayım. Devletin imkânlarıyla yerel yönetimin gücünü bir araya getirerek ilçemize daha fazla yatırım ve hizmet kazandırmayı hedefliyorum.

ROZETİM DEĞİŞTİ, TUZLA’YA KARŞI SORUMLULUĞUM DEĞİŞMEDİ

Bugün taşıdığım siyasi rozet değişmiş olabilir; ancak Tuzla halkına karşı sorumluluğum değişmemiştir. Bana oy veren veya vermeyen herkesin belediye başkanı olmaya devam edeceğim.

CHP’ye ve farklı partilere gönül vermiş vatandaşlarımız da şunu bilmelidir: Sizin temiz iradenizle, emeğinizle ve hizmet beklentinizle hiçbir sorunum yoktur. Talepleriniz ve Tuzla’ya ilişkin beklentileriniz benim için değerlidir.

Benim karşı çıktığım; vatandaşların oylarını, umutlarını ve temiz duygularını şahsi menfaatleriyle rant hesapları için kullanmaya çalışanlardır.

Ben yalnızca bir partinin değil, bütün Tuzla’nın belediye başkanıyım. Devletimin yanında, milletimin hizmetinde ve Tuzla’nın geleceği için çalışmaya devam edeceğim.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.