Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Ersoy Hastanesi

İBB davasında 95'inci duruşma tamamlandı: İhale ve ödeme iddiaları mahkeme gündeminde

Genel (ÖM) - Önce Memleket Gazetesi | 09.10.2026 - 08:33, Güncelleme: 09.10.2026 - 08:33 878 kez okundu.
 

İBB davasında 95'inci duruşma tamamlandı: İhale ve ödeme iddiaları mahkeme gündeminde

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan davada 95'inci duruşma geride kaldı. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada, iş insanlarının ihale süreçleri, hak ediş ödemeleri, para transferleri ve reklam alanlarına ilişkin beyanları öne çıktı. Mahkeme, duruşmayı 12 Ekim Pazartesi gününe erteledi.
İBB davasında duruşmaya ara verildi İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarının ele alındığı davada yargılama devam ediyor. Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu davanın 95'inci duruşmasında, bazı iş insanları ile tutuksuz sanıkların beyanları alındı. Toplam 436 sanığın yargılandığı davada 53 kişi tutuklu bulunuyor. Mahkeme heyeti, duruşmadaki işlemlerin ardından yargılamanın 12 Ekim 2026 Pazartesi günü sürdürülmesine karar verdi. 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame düzenlenmişti. İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında suç örgütü kurma, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması gibi çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Savcılık, İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. Bunlar iddianamede yer alan suçlamalar ve ceza talepleridir; mahkeme tarafından verilmiş kesinleşmiş hükümler değildir. Davada suçlamaların dayanakları, sanıkların savunmaları ve sunulan deliller yargılama sürecinde değerlendiriliyor. Ağaç A.Ş. ihaleleri ve hak ediş ödemeleri gündeme geldi Duruşmada dikkat çeken beyanlardan biri, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık iş insanı Binali Sarıtaş'a ait oldu. Sarıtaş, 2023 yılında Ağaç A.Ş. tarafından düzenlenen bir ihaleyi kazandığını ve sözleşme kapsamındaki malzemeleri teslim ettiğini anlattı. Ancak yaptığı işlerin karşılığı olan ödemeleri düzenli alamadığını öne sürdü. Sarıtaş, hak edişlerinin ödenmesi için kendisinden önce alışveriş ve yardım kartları, daha sonra da ihale bedeli üzerinden para istendiğini iddia etti. Beyanına göre ikinci ihale sonrasında, ödeme alabilmesi için ihale bedelinin yüzde 10'u oranında ödeme yapması gerektiği kendisine iletildi. Sarıtaş, ticari faaliyetlerini sürdürebilmek ve alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla yaklaşık 4,5 milyon lira verdiğini ileri sürdü. Bu iddialar, davada belediye iştiraklerinin ihale ve ödeme süreçlerine ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Sarıtaş'ın anlattıkları duruşmada kayda geçen sanık beyanları niteliğinde. Para teslimi ve diğer iddiaların doğruluğuna ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye ait. Derya Dağdeviren para transferleriyle ilgili suçlamaları reddetti Duruşmada ifade veren tutuksuz sanık Derya Dağdeviren ise kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Dağdeviren hakkında, Orhan Yıldırım tarafından gönderilen paraların teslimine ve rüşvet verilmesine aracılık ettiği iddiası bulunuyor. İddianamede, 5 Mart 2020 ile 8 Haziran 2022 tarihleri arasında Dağdeviren'in hesabına 26 ayrı işlemde toplam 1 milyon 896 bin lira gönderildiği belirtiliyor. Dağdeviren, banka hareketlerini inkâr etmediğini ancak transferlerin suç teşkil eden bir menfaat ilişkisiyle bağlantılı olmadığını savundu. Paraların bir kısmının eşinin çalışması karşılığında gönderildiğini, bir bölümünün ise şantiye çalışanları ve diğer giderler için kullanıldığını ifade etti. Herhangi bir kamu görevlisi adına para istemediğini ve ihale verilmesi karşılığında ödeme anlaşması yapmadığını belirtti. Bu savunma, davada aynı para hareketlerine ilişkin iddia ve açıklamaların mahkeme tarafından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ahmet Sari: Hak edişlerimi alabilmek için ödeme yaptım Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Ahmet Sari de duruşmada belediye ile yürüttüğü ticari faaliyetlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sari, 2022 yılının sonlarına doğru Ertan Yıldız ve Fatih Keleş ile görüştüğünü, bu görüşmede alacaklarını tahsil edebilmek için para ödemesi gerektiğinin kendisine söylendiğini ileri sürdü. İlk ödemeyi aynı yılın kasım ayı sonunda yaptığını belirten Sari, para vermesinin amacının yeni bir ihale kazanmak değil, tamamladığı işlerin karşılığını almak olduğunu savundu. Sari'nin beyanları, davadaki hak ediş ödemeleri üzerinden menfaat sağlandığı iddialarının bir başka bölümünü oluşturdu. Ancak bu açıklamalar da tek başına ilgili kişilerin suç işlediğinin kesin kanıtı sayılamaz. İddiaların diğer delillerle desteklenip desteklenmediği yargılamada değerlendirilecek. Ali Nuhoğlu'na villa ve para işlemleri soruldu Duruşmada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren iş insanı Ali Nuhoğlu'na, villa ve para alışverişine ilişkin sorular yöneltildi. Nuhoğlu, kamuoyunda tartışılan villa işlemlerinin karşılıksız olmadığını savunarak toplam 48 milyon liralık işlemden söz etti. Bu tutarın 32 milyon liralık bölümünün Beylikdüzü'ndeki villa, 15 milyon liralık bölümünün ise cari hesap ilişkisi kapsamında olduğunu ifade etti. Savcılık tarafından kendisine yöneltilen sorular üzerine Fatih Keleş'in iddia edilen sistemde rolü bulunduğunu söyledi. Nuhoğlu, ekonomik güçlükler nedeniyle bazı işlemleri gerçekleştirmek zorunda hissettiği yönünde açıklamalarda bulundu. Villa ve para işlemlerinin hukuki niteliği ile taraflar arasındaki ilişkinin kapsamı, dava dosyasındaki belgeler ve diğer delillerle birlikte değerlendirilecek. Açık hava reklam alanları da duruşmanın konusu oldu Davanın dikkat çeken bir başka bölümü, İstanbul'daki açık hava reklam alanlarına ilişkin iddialar oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık iş insanı Deniz Dörtyol, şirketine ait bazı reklam alanlarının İBB zabıta ekipleri tarafından söküldüğünü öne sürdü. Dörtyol, bu alanları yeniden kullanabilmek için kendilerinden belirli ödemeler talep edildiğini iddia etti. 2019–2021 yılları arasında Kültür A.Ş. tarafından kesilen faturaları ödediklerini, buna rağmen bazı reklam alanlarının kullanımına izin verilmediğini savundu. Reklam alanlarının izin süreçlerinde Medya A.Ş. üzerinden çeşitli kişilerle iletişim kurduğunu belirten Dörtyol, bazı ihale süreçlerinde kendisine hangi ihalelere yan teklif vermesi gerektiğinin WhatsApp üzerinden bildirildiğini ileri sürdü. Dörtyol'un bu açıklamaları, açık hava reklamcılığı sektöründeki izin, kullanım bedeli ve ihale süreçlerinin davada ayrıca incelendiğini ortaya koyuyor.  İhale süreçleri ve ödeme kayıtları yargılamanın merkezinde Duruşmada alınan beyanların önemli bir bölümü, belediye iştirakleriyle ticari ilişki kuran şirketlerin yaşadığını ileri sürdüğü ödeme sorunları üzerinde yoğunlaştı. İş insanlarının açıklamalarında ihale kazanılması, mal veya hizmet teslimi, hak ediş ödemeleri ve sonradan talep edildiği öne sürülen menfaatler arasındaki bağlantılar tartışıldı. Bu tür iddiaların değerlendirilmesinde ihale dosyaları, sözleşmeler, teslim tutanakları, hak ediş belgeleri, banka hareketleri ve taraflar arasındaki yazışmalar önem taşıyor. Bir sanığın etkin pişmanlık kapsamında açıklama yapması, bu açıklamanın otomatik olarak doğrulandığı anlamına gelmiyor. Mahkemenin, beyanları diğer delillerle birlikte incelemesi gerekiyor. Gözler 12 Ekim'deki duruşmada İBB'ye yönelik davada 95'inci duruşmanın tamamlanmasının ardından yeni tarih belli oldu. Yargılama 12 Ekim Pazartesi günü devam edecek. Bir sonraki duruşmada ele alınacak savunmalar, sunulacak belgeler ve mahkemenin vereceği ara kararlar, davanın seyrine ilişkin yeni gelişmeleri ortaya koyabilecek. İstanbul kamuoyunun yakından takip ettiği davada, iddianamede yer alan suçlamalarla sanıkların savunmalarının yargı mercileri tarafından değerlendirilmesi sürüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan davada 95'inci duruşma geride kaldı. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada, iş insanlarının ihale süreçleri, hak ediş ödemeleri, para transferleri ve reklam alanlarına ilişkin beyanları öne çıktı. Mahkeme, duruşmayı 12 Ekim Pazartesi gününe erteledi.

İBB davasında duruşmaya ara verildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarının ele alındığı davada yargılama devam ediyor. Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu davanın 95'inci duruşmasında, bazı iş insanları ile tutuksuz sanıkların beyanları alındı.

Toplam 436 sanığın yargılandığı davada 53 kişi tutuklu bulunuyor. Mahkeme heyeti, duruşmadaki işlemlerin ardından yargılamanın 12 Ekim 2026 Pazartesi günü sürdürülmesine karar verdi.

3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı

Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame düzenlenmişti. İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında suç örgütü kurma, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanması gibi çeşitli suçlamalar yöneltiliyor.

Savcılık, İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. Bunlar iddianamede yer alan suçlamalar ve ceza talepleridir; mahkeme tarafından verilmiş kesinleşmiş hükümler değildir.

Davada suçlamaların dayanakları, sanıkların savunmaları ve sunulan deliller yargılama sürecinde değerlendiriliyor.

Ağaç A.Ş. ihaleleri ve hak ediş ödemeleri gündeme geldi

Duruşmada dikkat çeken beyanlardan biri, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık iş insanı Binali Sarıtaş'a ait oldu. Sarıtaş, 2023 yılında Ağaç A.Ş. tarafından düzenlenen bir ihaleyi kazandığını ve sözleşme kapsamındaki malzemeleri teslim ettiğini anlattı.

Ancak yaptığı işlerin karşılığı olan ödemeleri düzenli alamadığını öne sürdü. Sarıtaş, hak edişlerinin ödenmesi için kendisinden önce alışveriş ve yardım kartları, daha sonra da ihale bedeli üzerinden para istendiğini iddia etti.

Beyanına göre ikinci ihale sonrasında, ödeme alabilmesi için ihale bedelinin yüzde 10'u oranında ödeme yapması gerektiği kendisine iletildi. Sarıtaş, ticari faaliyetlerini sürdürebilmek ve alacaklarını tahsil edebilmek amacıyla yaklaşık 4,5 milyon lira verdiğini ileri sürdü.

Bu iddialar, davada belediye iştiraklerinin ihale ve ödeme süreçlerine ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Sarıtaş'ın anlattıkları duruşmada kayda geçen sanık beyanları niteliğinde. Para teslimi ve diğer iddiaların doğruluğuna ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye ait.

Derya Dağdeviren para transferleriyle ilgili suçlamaları reddetti

Duruşmada ifade veren tutuksuz sanık Derya Dağdeviren ise kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Dağdeviren hakkında, Orhan Yıldırım tarafından gönderilen paraların teslimine ve rüşvet verilmesine aracılık ettiği iddiası bulunuyor. İddianamede, 5 Mart 2020 ile 8 Haziran 2022 tarihleri arasında Dağdeviren'in hesabına 26 ayrı işlemde toplam 1 milyon 896 bin lira gönderildiği belirtiliyor.

Dağdeviren, banka hareketlerini inkâr etmediğini ancak transferlerin suç teşkil eden bir menfaat ilişkisiyle bağlantılı olmadığını savundu. Paraların bir kısmının eşinin çalışması karşılığında gönderildiğini, bir bölümünün ise şantiye çalışanları ve diğer giderler için kullanıldığını ifade etti.

Herhangi bir kamu görevlisi adına para istemediğini ve ihale verilmesi karşılığında ödeme anlaşması yapmadığını belirtti. Bu savunma, davada aynı para hareketlerine ilişkin iddia ve açıklamaların mahkeme tarafından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Ahmet Sari: Hak edişlerimi alabilmek için ödeme yaptım

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Ahmet Sari de duruşmada belediye ile yürüttüğü ticari faaliyetlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sari, 2022 yılının sonlarına doğru Ertan Yıldız ve Fatih Keleş ile görüştüğünü, bu görüşmede alacaklarını tahsil edebilmek için para ödemesi gerektiğinin kendisine söylendiğini ileri sürdü.

İlk ödemeyi aynı yılın kasım ayı sonunda yaptığını belirten Sari, para vermesinin amacının yeni bir ihale kazanmak değil, tamamladığı işlerin karşılığını almak olduğunu savundu.

Sari'nin beyanları, davadaki hak ediş ödemeleri üzerinden menfaat sağlandığı iddialarının bir başka bölümünü oluşturdu. Ancak bu açıklamalar da tek başına ilgili kişilerin suç işlediğinin kesin kanıtı sayılamaz. İddiaların diğer delillerle desteklenip desteklenmediği yargılamada değerlendirilecek.

Ali Nuhoğlu'na villa ve para işlemleri soruldu

Duruşmada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren iş insanı Ali Nuhoğlu'na, villa ve para alışverişine ilişkin sorular yöneltildi. Nuhoğlu, kamuoyunda tartışılan villa işlemlerinin karşılıksız olmadığını savunarak toplam 48 milyon liralık işlemden söz etti.

Bu tutarın 32 milyon liralık bölümünün Beylikdüzü'ndeki villa, 15 milyon liralık bölümünün ise cari hesap ilişkisi kapsamında olduğunu ifade etti. Savcılık tarafından kendisine yöneltilen sorular üzerine Fatih Keleş'in iddia edilen sistemde rolü bulunduğunu söyledi.

Nuhoğlu, ekonomik güçlükler nedeniyle bazı işlemleri gerçekleştirmek zorunda hissettiği yönünde açıklamalarda bulundu. Villa ve para işlemlerinin hukuki niteliği ile taraflar arasındaki ilişkinin kapsamı, dava dosyasındaki belgeler ve diğer delillerle birlikte değerlendirilecek.

Açık hava reklam alanları da duruşmanın konusu oldu

Davanın dikkat çeken bir başka bölümü, İstanbul'daki açık hava reklam alanlarına ilişkin iddialar oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık iş insanı Deniz Dörtyol, şirketine ait bazı reklam alanlarının İBB zabıta ekipleri tarafından söküldüğünü öne sürdü.

Dörtyol, bu alanları yeniden kullanabilmek için kendilerinden belirli ödemeler talep edildiğini iddia etti. 2019–2021 yılları arasında Kültür A.Ş. tarafından kesilen faturaları ödediklerini, buna rağmen bazı reklam alanlarının kullanımına izin verilmediğini savundu.

Reklam alanlarının izin süreçlerinde Medya A.Ş. üzerinden çeşitli kişilerle iletişim kurduğunu belirten Dörtyol, bazı ihale süreçlerinde kendisine hangi ihalelere yan teklif vermesi gerektiğinin WhatsApp üzerinden bildirildiğini ileri sürdü.

Dörtyol'un bu açıklamaları, açık hava reklamcılığı sektöründeki izin, kullanım bedeli ve ihale süreçlerinin davada ayrıca incelendiğini ortaya koyuyor. 

İhale süreçleri ve ödeme kayıtları yargılamanın merkezinde

Duruşmada alınan beyanların önemli bir bölümü, belediye iştirakleriyle ticari ilişki kuran şirketlerin yaşadığını ileri sürdüğü ödeme sorunları üzerinde yoğunlaştı. İş insanlarının açıklamalarında ihale kazanılması, mal veya hizmet teslimi, hak ediş ödemeleri ve sonradan talep edildiği öne sürülen menfaatler arasındaki bağlantılar tartışıldı.

Bu tür iddiaların değerlendirilmesinde ihale dosyaları, sözleşmeler, teslim tutanakları, hak ediş belgeleri, banka hareketleri ve taraflar arasındaki yazışmalar önem taşıyor. Bir sanığın etkin pişmanlık kapsamında açıklama yapması, bu açıklamanın otomatik olarak doğrulandığı anlamına gelmiyor. Mahkemenin, beyanları diğer delillerle birlikte incelemesi gerekiyor.

Gözler 12 Ekim'deki duruşmada

İBB'ye yönelik davada 95'inci duruşmanın tamamlanmasının ardından yeni tarih belli oldu.

Yargılama 12 Ekim Pazartesi günü devam edecek.

Bir sonraki duruşmada ele alınacak savunmalar, sunulacak belgeler ve mahkemenin vereceği ara kararlar, davanın seyrine ilişkin yeni gelişmeleri ortaya koyabilecek. İstanbul kamuoyunun yakından takip ettiği davada, iddianamede yer alan suçlamalarla sanıkların savunmalarının yargı mercileri tarafından değerlendirilmesi sürüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.