Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Ersoy Hastanesi

İBB Açıkladı: Tuzla’daki Emsal Transferleri Savcılığa Gönderildi

Güncel (ÖM) - Önce Memleket Gazetesi | 03.08.2026 - 15:44, Güncelleme: 03.08.2026 - 16:12 3212 kez okundu.
 

İBB Açıkladı: Tuzla’daki Emsal Transferleri Savcılığa Gönderildi

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla’da 2017 yılından bu yana gerçekleştirilen emsal transferlerini inceleyen Teftiş Kurulu raporunu açıkladı. Aslan, incelenen 1.025 parselin 884’ünde eksik veya usule aykırı belge bulunduğunu, yaklaşık 520 bin metrekarelik ilave yapılaşma hakkı oluşturulduğunun belirlendiğini söyledi. Raporun bakanlıklar, savcılık ve Tuzla Belediyesiyle paylaşıldığını açıklayan Aslan, “Mesele siyaset değil; kanun, hukuk ve kamu yararıdır” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye geçişinin ardından gündeme gelen imar tartışmalarına ilişkin Saraçhane’de basın toplantısı düzenledi. Aslan, Tuzla’da 2017 yılından bu yana gerçekleştirilen emsal transferlerini inceleyen İBB Teftiş Kurulu raporundaki bulguları kamuoyuyla paylaştı. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün siyasi tercihini değil, ilçede yıllardır uygulanan imar işlemlerini tartışmak gerektiğini belirten Aslan, “Bugün tartışılması gereken mesele bir kişinin nereye gittiği değildir. Asıl mesele, yıllar boyunca uygulanan emsal transferi işlemlerine ilişkin ortaya çıkan çok ciddi iddialardır” ifadelerini kullandı. Aslan, Tuzla Belediyesi yetkililerinin kanuna ve hukuka uygun hareket etmesini beklediklerini belirterek, İBB’nin temel sorumluluğunun İstanbul’un hakkını ve kamu yararını korumak olduğunu söyledi. “BİR KEZ KULLANILACAK HAK 185 PARSELE AKTARILMIŞ” Nuri Aslan’ın açıkladığı Teftiş Kurulu bulgularına göre, Tuzla’dan İBB’ye gönderilen 1.025 parsele ilişkin imar değişikliği dosyası incelemeye alındı. İncelenen parsellerin 884’ünde eksik veya usule aykırı evrak bulunduğu, 669 mükerrer kullanım ve hak aktarımının sağlıklı şekilde denetlenemediği belirlendi. Aslan, normal şartlarda yalnızca bir kez kullanılabilecek bir imar hakkının, incelenen örneklerden birinde tam 185 kez farklı parsellere aktarıldığının tespit edildiğini söyledi. Bazı taşınmazlardan aktarılabilecek imar haklarının doğru hesaplanmadığını belirten Aslan, bu işlemler sonucunda yaklaşık 520 bin metrekarelik ilave yapılaşma hakkı oluşturulduğuna ilişkin ciddi bulgular bulunduğunu açıkladı. RAPOR SAVCILIĞA VE BAKANLIKLARA GÖNDERİLDİ İBB Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporun 12 Haziran 2026 tarihinde ilgili bakanlıklara, Cumhuriyet Başsavcılığına ve Tuzla Belediyesine eş zamanlı olarak gönderildiğini açıklayan Aslan, bundan sonraki adli ve idari süreçlerin yetkili kurumlar tarafından yürütüleceğini belirtti. Aslan, “Mesele yatırım meselesi değildir, siyaset meselesi de değildir. Mesele kanundur, hukuktur ve kamu yararıdır. Kim görevde olursa olsun, hangi siyasi tercih yapılırsa yapılsın, kamu kaynaklarını koruma sorumluluğumuzdan ve kanunun gereğini yerine getirme kararlılığımızdan geri adım atmayacağız” dedi. “EREN ALİ BİNGÖL BÜTÜN GÖRÜŞMELERDE VARDI” Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer ilgili kurumlarla çok sayıda toplantı yaptıklarını anlatan Aslan, toplantılarda hem vatandaşların mağdur edilmeyeceği hem de kamu hakkının korunacağı bir çözüm arandığını söyledi. İBB Meclisinin tek başına karar alarak geçmişteki usulsüzlük iddialarını ortadan kaldıracak bir imar affı çıkaramayacağını belirten Aslan, bu yöndeki genel bir düzenlemenin ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla yapılabileceğini ifade etti. Aslan, fazla yapılaşma hakkından elde edilen kazancın kamu yararına telafi edilmesinin gündeme getirildiğini belirterek, “520 bin metrekare fazla imar transferine karşılık gelecek donatı alanının veya kamulaştırma bedelinin haksız kazanç elde edenler tarafından Tuzla Belediyesine bırakılması halinde sorun ortadan kalkabilecekti. Bütün bu görüşmelerde Tuzla Belediye Başkanı da vardı” açıklamasında bulundu. “ŞAHISLARIN ZENGİNLİĞİNİ DEĞİL, TUZLA’NIN HAKKINI KORURUZ” Çözüm önerisinin hayata geçirilmediğini savunan Aslan, İBB bürokratları, Meclis organları ve ilgili bakanlık bürokrasisinin hukuki bir yol bulunması için çalışmalar yaptığını ifade etti. Aslan, “Biz şahısların zenginliğini korumak zorunda değiliz. Tuzlalının ve İstanbul’un hakkını korumak zorundayız. Bizim sorumluluğumuz tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaktır” dedi. EREN ALİ BİNGÖL NE SÖYLEMİŞTİ? CHP’den ayrılarak AK Parti’ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ise siyasi tercihinin ilçedeki imar sorununun çözümüyle bağlantılı olduğunu açıklamıştı. Bingöl, İBB Teftiş Kurulu raporu sonrasında yaklaşık 50 bin kişiyi ilgilendiren bir sorun ortaya çıktığını, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin kesilmesi ve yapıların yıkılması riskinin bulunduğunu ileri sürmüştü. Konunun yalnızca teknik ve hukuki bir imar dosyası olmadığını savunan Bingöl, yaşanan durumu “insani kriz” olarak nitelendirmişti. Nuri Aslan’ın açıklamaları ise Bingöl’ün bu iddialarına İBB yönetiminden verilen en kapsamlı karşılık oldu. PEKİ! KURUMLAR BUNDAN SONRA NE YAPACAK TOPLU YIKIM VE ABONELİK KESİNTİSİ MÜMKÜN MÜ? İBB Teftiş Kurulu raporu, tek başına binlerce konut hakkında toplu yıkım kararı verilmesi veya elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin kesilmesi sonucunu doğurmuyor. Hukuken her parselin, yapı ruhsatının, yapı kullanma izin belgesinin ve emsal transferinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. İmar mevzuatına aykırılığın somut şekilde belirlenmesi, ilgililere tebligat yapılması ve yetkili belediye organlarınca işlem tesis edilmesi zorunluluk taşıyor. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında bir işlem yapılabilmesi için yapıdaki aykırılığın usulüne uygun yapı tatil tutanağıyla açıkça belirlenmesi gerekiyor. Aykırılığın giderilip giderilemeyeceği araştırılmadan ve her yapı için ayrı karar alınmadan toplu yıkım işlemi uygulanması hukuken mümkün görünmüyor. Aynı şekilde, yalnızca Teftiş Kurulu raporuna dayanılarak binlerce konutun aboneliklerinin topluca kesilmesi de mümkün değil. Her bağımsız bölümün ruhsatı, iskânı, abonelik tarihi ve mevcut hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda. İYİ NİYETLİ KONUT SAHİPLERİNİN DURUMU AYRILMALI İmar işlemlerinden doğrudan ekonomik kazanç sağlayan proje sahipleri ile ruhsatlı veya iskânlı bir daireyi daha sonra satın alan vatandaşların hukuki durumları aynı değil. Yasal süreçte öncelikle fazla emsal hakkını elde eden kişi ve şirketlerin, işlemleri hazırlayanların ve bu işlemlere onay veren kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması gerekiyor. Sonradan ve iyi niyetle konut satın alan kişilerin mülkiyet hakkı, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hak iddiaları ayrıca değerlendirilmek zorunda. Bu nedenle rapordaki bulguların doğrulanması halinde sorumluluğun doğrudan konut sahiplerine yüklenmesi yerine, usulsüz işlem zincirinin ve haksız kazanç sağlayan kişi veya şirketlerin tespit edilmesi gerekiyor. KAMU ZARARI NASIL TAHSİL EDİLECEK? Yaklaşık 520 bin metrekarelik fazla yapılaşma iddiasının kesinleşmesi halinde ortaya çıkan kamu zararının uzmanlar tarafından hesaplanması bekleniyor. Haksız yapılaşma hakkından ekonomik kazanç sağlayanlardan arsa, kamulaştırma bedeli veya kamuya kazandırılacak sosyal donatı alanı talep edilmesi seçenekler arasında bulunuyor. Ancak bu yöntemin siyasi veya idari bir pazarlıkla değil; bağımsız değerleme, yetkili organ kararı ve yargı denetimine açık bir süreçle uygulanması gerekiyor. Park, okul, sağlık tesisi, yeşil alan veya başka bir sosyal donatı alanının kamuya kazandırılması, vatandaşların mağduriyetini azaltabilecek çözüm yollarından biri olarak değerlendiriliyor. CEZA SORUŞTURMASINDA SON SÖZ YARGININ İBB Teftiş Kurulu raporunun savcılığa gönderilmiş olması nedeniyle bundan sonraki süreçte işlemlerin cezai sorumluluk doğurup doğurmadığı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılacak. Savcılığın; resmî belgelerde sahtecilik, görevi kötüye kullanma, imar kirliliğine neden olma veya kamu zararına yol açma ihtimallerini deliller doğrultusunda değerlendirmesi bekleniyor. Kamu görevlileri bakımından eylemin niteliğine göre 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni süreci de gündeme gelebilecek. Ancak Teftiş Kurulu raporunda yer alan bulgular tek başına herhangi bir kişi yönünden kesinleşmiş suç veya mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Cezai sorumluluk, kast, imza, görev, yetki ve elde edilen menfaat bağlantısı savcılık soruşturması ve yargılama sonucunda belirlenecek. GÖZLER TUZLA BELEDİYESİ VE SAVCILIKTA Tuzla’daki imar dosyasında bundan sonraki sürecin üç ayrı başlıkta yürütülmesi bekleniyor. Savcılık olası suçları, belediyeler imar ve ruhsat işlemlerini, ilgili denetim kurumları ise kamu zararını araştıracak. Dosyanın en kritik konusu ise usulsüzlükten kazanç sağladığı ileri sürülen kişilerle, ruhsat ve iskâna güvenerek konut satın alan vatandaşların birbirinden ayrılması olacak. İBB’nin açıkladığı bulguların doğrulanması halinde, haksız kazanç sağlayanların ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin belirlenmesi; iyi niyetli konut sahiplerinin ise toplu yıkım ve abonelik kesintisi gibi işlemlerle mağdur edilmemesi gerekiyor. Tuzla’da yaklaşık 50 bin vatandaşı ilgilendirdiği belirtilen dosyada şimdi gözler Tuzla Belediyesi, ilgili bakanlıklar ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek işlemlere çevrildi.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla’da 2017 yılından bu yana gerçekleştirilen emsal transferlerini inceleyen Teftiş Kurulu raporunu açıkladı. Aslan, incelenen 1.025 parselin 884’ünde eksik veya usule aykırı belge bulunduğunu, yaklaşık 520 bin metrekarelik ilave yapılaşma hakkı oluşturulduğunun belirlendiğini söyledi. Raporun bakanlıklar, savcılık ve Tuzla Belediyesiyle paylaşıldığını açıklayan Aslan, “Mesele siyaset değil; kanun, hukuk ve kamu yararıdır” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye geçişinin ardından gündeme gelen imar tartışmalarına ilişkin Saraçhane’de basın toplantısı düzenledi. Aslan, Tuzla’da 2017 yılından bu yana gerçekleştirilen emsal transferlerini inceleyen İBB Teftiş Kurulu raporundaki bulguları kamuoyuyla paylaştı.

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün siyasi tercihini değil, ilçede yıllardır uygulanan imar işlemlerini tartışmak gerektiğini belirten Aslan, “Bugün tartışılması gereken mesele bir kişinin nereye gittiği değildir. Asıl mesele, yıllar boyunca uygulanan emsal transferi işlemlerine ilişkin ortaya çıkan çok ciddi iddialardır” ifadelerini kullandı.

Aslan, Tuzla Belediyesi yetkililerinin kanuna ve hukuka uygun hareket etmesini beklediklerini belirterek, İBB’nin temel sorumluluğunun İstanbul’un hakkını ve kamu yararını korumak olduğunu söyledi.

“BİR KEZ KULLANILACAK HAK 185 PARSELE AKTARILMIŞ”

Nuri Aslan’ın açıkladığı Teftiş Kurulu bulgularına göre, Tuzla’dan İBB’ye gönderilen 1.025 parsele ilişkin imar değişikliği dosyası incelemeye alındı. İncelenen parsellerin 884’ünde eksik veya usule aykırı evrak bulunduğu, 669 mükerrer kullanım ve hak aktarımının sağlıklı şekilde denetlenemediği belirlendi.

Aslan, normal şartlarda yalnızca bir kez kullanılabilecek bir imar hakkının, incelenen örneklerden birinde tam 185 kez farklı parsellere aktarıldığının tespit edildiğini söyledi.

Bazı taşınmazlardan aktarılabilecek imar haklarının doğru hesaplanmadığını belirten Aslan, bu işlemler sonucunda yaklaşık 520 bin metrekarelik ilave yapılaşma hakkı oluşturulduğuna ilişkin ciddi bulgular bulunduğunu açıkladı.

RAPOR SAVCILIĞA VE BAKANLIKLARA GÖNDERİLDİ

İBB Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporun 12 Haziran 2026 tarihinde ilgili bakanlıklara, Cumhuriyet Başsavcılığına ve Tuzla Belediyesine eş zamanlı olarak gönderildiğini açıklayan Aslan, bundan sonraki adli ve idari süreçlerin yetkili kurumlar tarafından yürütüleceğini belirtti.

Aslan, “Mesele yatırım meselesi değildir, siyaset meselesi de değildir. Mesele kanundur, hukuktur ve kamu yararıdır. Kim görevde olursa olsun, hangi siyasi tercih yapılırsa yapılsın, kamu kaynaklarını koruma sorumluluğumuzdan ve kanunun gereğini yerine getirme kararlılığımızdan geri adım atmayacağız” dedi.

“EREN ALİ BİNGÖL BÜTÜN GÖRÜŞMELERDE VARDI”

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile diğer ilgili kurumlarla çok sayıda toplantı yaptıklarını anlatan Aslan, toplantılarda hem vatandaşların mağdur edilmeyeceği hem de kamu hakkının korunacağı bir çözüm arandığını söyledi.

İBB Meclisinin tek başına karar alarak geçmişteki usulsüzlük iddialarını ortadan kaldıracak bir imar affı çıkaramayacağını belirten Aslan, bu yöndeki genel bir düzenlemenin ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla yapılabileceğini ifade etti.

Aslan, fazla yapılaşma hakkından elde edilen kazancın kamu yararına telafi edilmesinin gündeme getirildiğini belirterek, “520 bin metrekare fazla imar transferine karşılık gelecek donatı alanının veya kamulaştırma bedelinin haksız kazanç elde edenler tarafından Tuzla Belediyesine bırakılması halinde sorun ortadan kalkabilecekti. Bütün bu görüşmelerde Tuzla Belediye Başkanı da vardı” açıklamasında bulundu.

“ŞAHISLARIN ZENGİNLİĞİNİ DEĞİL, TUZLA’NIN HAKKINI KORURUZ”

Çözüm önerisinin hayata geçirilmediğini savunan Aslan, İBB bürokratları, Meclis organları ve ilgili bakanlık bürokrasisinin hukuki bir yol bulunması için çalışmalar yaptığını ifade etti.

Aslan, “Biz şahısların zenginliğini korumak zorunda değiliz. Tuzlalının ve İstanbul’un hakkını korumak zorundayız. Bizim sorumluluğumuz tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaktır” dedi.

EREN ALİ BİNGÖL NE SÖYLEMİŞTİ?

CHP’den ayrılarak AK Parti’ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ise siyasi tercihinin ilçedeki imar sorununun çözümüyle bağlantılı olduğunu açıklamıştı.

Bingöl, İBB Teftiş Kurulu raporu sonrasında yaklaşık 50 bin kişiyi ilgilendiren bir sorun ortaya çıktığını, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin kesilmesi ve yapıların yıkılması riskinin bulunduğunu ileri sürmüştü. Konunun yalnızca teknik ve hukuki bir imar dosyası olmadığını savunan Bingöl, yaşanan durumu “insani kriz” olarak nitelendirmişti.

Nuri Aslan’ın açıklamaları ise Bingöl’ün bu iddialarına İBB yönetiminden verilen en kapsamlı karşılık oldu.

PEKİ! KURUMLAR BUNDAN SONRA NE YAPACAK

TOPLU YIKIM VE ABONELİK KESİNTİSİ MÜMKÜN MÜ?

İBB Teftiş Kurulu raporu, tek başına binlerce konut hakkında toplu yıkım kararı verilmesi veya elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin kesilmesi sonucunu doğurmuyor.

Hukuken her parselin, yapı ruhsatının, yapı kullanma izin belgesinin ve emsal transferinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. İmar mevzuatına aykırılığın somut şekilde belirlenmesi, ilgililere tebligat yapılması ve yetkili belediye organlarınca işlem tesis edilmesi zorunluluk taşıyor.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında bir işlem yapılabilmesi için yapıdaki aykırılığın usulüne uygun yapı tatil tutanağıyla açıkça belirlenmesi gerekiyor. Aykırılığın giderilip giderilemeyeceği araştırılmadan ve her yapı için ayrı karar alınmadan toplu yıkım işlemi uygulanması hukuken mümkün görünmüyor.

Aynı şekilde, yalnızca Teftiş Kurulu raporuna dayanılarak binlerce konutun aboneliklerinin topluca kesilmesi de mümkün değil. Her bağımsız bölümün ruhsatı, iskânı, abonelik tarihi ve mevcut hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilmek zorunda.

İYİ NİYETLİ KONUT SAHİPLERİNİN DURUMU AYRILMALI

İmar işlemlerinden doğrudan ekonomik kazanç sağlayan proje sahipleri ile ruhsatlı veya iskânlı bir daireyi daha sonra satın alan vatandaşların hukuki durumları aynı değil.

Yasal süreçte öncelikle fazla emsal hakkını elde eden kişi ve şirketlerin, işlemleri hazırlayanların ve bu işlemlere onay veren kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması gerekiyor. Sonradan ve iyi niyetle konut satın alan kişilerin mülkiyet hakkı, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hak iddiaları ayrıca değerlendirilmek zorunda.

Bu nedenle rapordaki bulguların doğrulanması halinde sorumluluğun doğrudan konut sahiplerine yüklenmesi yerine, usulsüz işlem zincirinin ve haksız kazanç sağlayan kişi veya şirketlerin tespit edilmesi gerekiyor.

KAMU ZARARI NASIL TAHSİL EDİLECEK?

Yaklaşık 520 bin metrekarelik fazla yapılaşma iddiasının kesinleşmesi halinde ortaya çıkan kamu zararının uzmanlar tarafından hesaplanması bekleniyor.

Haksız yapılaşma hakkından ekonomik kazanç sağlayanlardan arsa, kamulaştırma bedeli veya kamuya kazandırılacak sosyal donatı alanı talep edilmesi seçenekler arasında bulunuyor. Ancak bu yöntemin siyasi veya idari bir pazarlıkla değil; bağımsız değerleme, yetkili organ kararı ve yargı denetimine açık bir süreçle uygulanması gerekiyor.

Park, okul, sağlık tesisi, yeşil alan veya başka bir sosyal donatı alanının kamuya kazandırılması, vatandaşların mağduriyetini azaltabilecek çözüm yollarından biri olarak değerlendiriliyor.

CEZA SORUŞTURMASINDA SON SÖZ YARGININ

İBB Teftiş Kurulu raporunun savcılığa gönderilmiş olması nedeniyle bundan sonraki süreçte işlemlerin cezai sorumluluk doğurup doğurmadığı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araştırılacak.

Savcılığın; resmî belgelerde sahtecilik, görevi kötüye kullanma, imar kirliliğine neden olma veya kamu zararına yol açma ihtimallerini deliller doğrultusunda değerlendirmesi bekleniyor. Kamu görevlileri bakımından eylemin niteliğine göre 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni süreci de gündeme gelebilecek.

Ancak Teftiş Kurulu raporunda yer alan bulgular tek başına herhangi bir kişi yönünden kesinleşmiş suç veya mahkûmiyet anlamına gelmiyor. Cezai sorumluluk, kast, imza, görev, yetki ve elde edilen menfaat bağlantısı savcılık soruşturması ve yargılama sonucunda belirlenecek.

GÖZLER TUZLA BELEDİYESİ VE SAVCILIKTA

Tuzla’daki imar dosyasında bundan sonraki sürecin üç ayrı başlıkta yürütülmesi bekleniyor. Savcılık olası suçları, belediyeler imar ve ruhsat işlemlerini, ilgili denetim kurumları ise kamu zararını araştıracak.

Dosyanın en kritik konusu ise usulsüzlükten kazanç sağladığı ileri sürülen kişilerle, ruhsat ve iskâna güvenerek konut satın alan vatandaşların birbirinden ayrılması olacak.

İBB’nin açıkladığı bulguların doğrulanması halinde, haksız kazanç sağlayanların ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin belirlenmesi; iyi niyetli konut sahiplerinin ise toplu yıkım ve abonelik kesintisi gibi işlemlerle mağdur edilmemesi gerekiyor.

Tuzla’da yaklaşık 50 bin vatandaşı ilgilendirdiği belirtilen dosyada şimdi gözler Tuzla Belediyesi, ilgili bakanlıklar ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek işlemlere çevrildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.