Ölen kişilerin yapay zekâ kopyası oluşturuluyor: Rıza tartışması büyüyor
Ölen kişilerin yapay zekâ kopyası oluşturuluyor: Rıza tartışması büyüyor
İnsanların görüntüleri, ses kayıtları ve dijital geçmişinden oluşturulan yapay zekâ avatarları, yakınlarına teselli sunmayı amaçlıyor. Ancak kişinin hayattayken izin vermediği bir dijital kopyasının oluşturulması ciddi etik ve hukuki sorular doğuruyor.
Yapay zekâ teknolojisi artık yalnızca yaşayan insanların işlerini kolaylaştırmak için değil, hayatını kaybeden kişilerin dijital benzerlerini oluşturmak amacıyla da kullanılıyor.
“Ölü botlar” veya “dijital ölümsüzlük” olarak adlandırılan sistemler; kişinin yazışmalarını, ses kayıtlarını, görüntülerini ve sosyal medya paylaşımlarını analiz ederek onun iletişim biçimini taklit eden avatarlar oluşturabiliyor.
Bu uygulamaların yakınını kaybeden kişilere yas döneminde destek sağlayabileceği savunuluyor. Buna karşılık uzmanlar, yapay zekâ avatarıyla kurulan ilişkinin doğal yas sürecini uzatabileceği veya kişide gerçeklik algısına ilişkin sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
En kritik tartışmalardan biri rıza meselesi. Bir kişinin hayattayken açık biçimde izin vermediği halde ölümünden sonra dijital kopyasının oluşturulması; kişilik hakları, özel hayat, veri güvenliği ve miras hukuku açısından belirsizlikler barındırıyor.
Dijital kopyanın hangi şirket tarafından saklanacağı, verilerin reklam veya ticari amaçla kullanılıp kullanılmayacağı ve avatarın gerçekte söylenmemiş ifadeler üretmesinden kimin sorumlu olacağı henüz kesin kurallara bağlanmış değil.
Uzmanlar, teknoloji yaygınlaşmadan önce açık rıza, veri sahipliği, silme hakkı ve ticari kullanım sınırlarını belirleyen yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


