Özledim şu kış gününde!

Hızarhane caddesinde ki büyük dededen kalma 1930 model eski Osmanlı evimizde kuzinede yapılan kestane kokusunu, kızarmış köy ekmeği kokusunu, sıcak su ile eritilen peynir kokusunu özledim.

Sabahtan kümesteki horozların kalk borusu ile uyanmayı, yün yataktaki babaannemin dokuttuğu yorganın ayrılırken bir türlü soğuğa bırakmama çabasını özledim!

Evin önünde ki bahçede kartopu oynamayı,

Koşarak Topal şevket dedeye ayakkabımı boyatıp palanın kahvede fırıncı Veysel emmiden aldığım taze ekmek ile bakkal hacı Ahmet emmiden aldığım helvayı çayla götürmeyi özledim.

Tomrukların işyerinden, Satanların atölyesinden gelen çırak sesleri ile Necati ustayı, Bülent abi ile Levent Kepçe’yi ve Alman Ahmet’in esprilerini özledim.

Sevan Çamlıca‘ın Zeki Altıngövdenin dükkânındaki kahkahalarını, Zeki Altıngövdenin çırağı Hüseyin Gündüz abim ile yapılan sohbetleri,

Mustafa Balcı amcanın fötrlü duruşunu, muhasebeci İhsan Altın amcanın elindeki günlük gazeteleri ve röpdöşamber ile sallanan koltuğunda bana nasihatlarını,

 Leman teyzemin pastalarını,

 Ferhat Altın abimin önünde poz vererek resim yaptırmayı, Süleyman Kihtir in piposu ile bir abide gibi yürüyüşünü özledim.

Metin Saha(timisi), Ali, Ömer, Mustafa Erdoğan, Atilla balcı, Yavuz Tomruk, İsmet Yamanoğlu, Hüsnü Sarıca, çiko, Hasan Avşar ile kapalı sporun arada top oynamayı, mahalle kavgaları yapmayı özledim!

Madikçinin orda Kadir Çalışır amcamın tahta kılıç yapmasını, berber Raif te traş olmayı, hurdacı Hasan emmimin narasını, Yalçın Terekli ile İbrahim abimin rakı sofralarında muhabbetini,

Ohannik ustanın ve Fikri Narin dedenin ustalık sohbetlerini,

Terzi Ümit üstada çıraklık yaparak elbiselerin elimde Tire iplerini sökmeyi, bakkal Ekrem ve Mustafa ile oynamayı özledim.

Hele dondurmacı Sabri amcaya folluktan yumurta götürüp dondurma ve ağ dağdan getirttiği kar kürtünü ile yaptığı organik limonatayı özledim ..

Erdoğan garajında bağıran (sivassayden sivassayden) tellal Pepül Osman’ı özledim.

Bisikletçi Sami abi nin bisikletimi süslemesini,1934 model büyük dedemin Emniyet Otelinde han duvarlarını kaşağıyı gazap üzümlerini das kapitali vs. vs. okuyarak sabahlamayı özledim.

Sabah namazına Müftü camiye hoca ile gitmeyi, ökelik Mehmet amcanın oradan tereyağı götürüp yağlı yaptırmayı, bakırcılardan çıkan tik tak sesleri altında o yağlıyı peynir ve çökelek ile lastikçi Hilmi dedemin bahçesinden koparttığım taze domates, salatalık biber ile götürmeyi özledim.

Yadigâr abi ile Bekir Erol un lokantasında yapılan mis kokulu döneri özledim.

Us’ların lokantasında Ermeni usulü kebap ocağında yapılan Tokat kebabını, yıldız lokantasında H. Ahmet Kurtoğlu’nun Tokat kebabını, mis gibi fenk kömüründe yaprak dönerini, İskender Adana

Bilumum ızgara ve odun ateşinde pişen sulu yemekler, çorbalar, daha kimler ve neleri, sütannem Perihan Erdoğan ile bizimkilerin bahçede sahurda imece usulü yaptıkları çökelikliii katmer bazlama yemeyi özledim.

Mahallemde ki akrabalarımı, Ahmet Yıldız amcamı, Mehmet Kaya amcamın kaya ticarette hacı abim ile inşaat malzemesi yıkmayı, Kahveci Erdoğan Altunbaş emmimin kahvesinde zeki abinin elinden İzmir usulü çay içmeyi, Rum, Ermeni dostlarımızı, bir kilim dokur gibi dokunan o güzel insanları ve muhabbeti özledim.

Saraç Ahmet Değirmenci emmi ile oğlu Şakir’i, bekçi Tahsin teyzeyi(lakabıdır), kapalı spor salonundan gelen mutluluk seslerini, Tuncayı, Şenol’u, Mustafa’yı, Fatih’i, Ali abiyi, Faruk, Cemal ve Ali Satan’ı, dinamocu Necati kepçe amcamı, Bülent ve levent kepçeyi, babaoğulları, bakkal ayı Feyzi’yi ve oğlu Zafer abiyi, Çevirgenleri, ayı Memet abiyi, Remzi kurtoğlunu ve Hüdayi Kurtoğlu abimi, bakkal Muharrem’i, Muhsin ustayı ve oğulları Mehmet ve Mustafa abileri özledim.

Mustafa Çivi’nin asaletini, Mehmet Öztürk abimden ve Nurettin Uçak hocam dan aldığım ülkücülük derslerini özledim!

Gece saat 24 e yakın caddenin köşesinde Topbaşların zaman mağazasının vitrinine bakarak elektronik dünyası ile ilk tanışmamı ve dışardan gelen otobüsleri karşılayıp müşteri kapmayı özledim!

Mithat dedemin Rus kamyon ile caddede ki anvelesini, Mahmut Türem ve Mustafa Satan, Ahmet Satan dükkânına çekip tamir edişini ve muhabbetlerini özledim.

Hemen yakında Cumhuriyet ilkokuluna beş dakikada gitmenin güzelliğini çocuklarımın okula gitme çilesinden dolayı çok özledim.

Ahmet Atılgan hocamı, Mustafa Yılmaz müdürümü özledim.

Gürünay Çalışır, Murat Tokuş, Ali Erdoğan ismini saymakla burası dolacak birçok arkadaşımı özledim.

Mahallemin 40 yıllık Muhtarı Selahattin Gönen amcamızı, Basri abimi, Saliha Gönen ablamızı ve şimdi yerinde beton yığınları yükselen bahçelerinde kaynana şekeri ikramlarını özledim.

VELHAsıl karbeyaz çocukluğumu bu kış gününde çok özledim.

Keşke Özdemir Asaf haksız çıksaydı.

Bütün renkler aynı hızla kirlendi, birinciliği beyaza verdiler...